INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL HUMANITIES SCIENCES RESEARCH (JSHSR)

ADANALI HAYRET EFENDİ’NİN SEYHAN MANZUMESİ
(ADANALI HAYRET EFENDI'S SEYHAN POEM )

Author : Abuzer KALYON    
Type :
Printing Year : 2019
Number : 47
Page : 4292-4298
    


Summary

Çevresindekiler tarafından farklı kişiliği ile tanınan Hayret Efendi daha çok Adanalı Hoca Hayret olarak bilinmektedir. 1848 yılında Adana’da dünyaya geldi. Eğitim hayatının ilk derslerini Adana’da kentin önemli hocalarından aldı. Eğitiminin başlarından itibaren özellikle Arapça ve Farsçayı iyi öğrendi. Tahsilini daha da ilerletmek için İstanbul’a gelip medreseye devam etti. Öğretmenlik için gerekli olan tüm sınavları başarıyla kazanarak Dârü’l-Muallimînden diploma aldı. Bu şekilde öğretmen olan Hayret Efendi, öğretmenlik hayatına Adana’da başladı. 1871 yılında Adana Rüşdî Mektebi’ne eğitimci olarak atandı. İstanbul’daki eğitim hayatından sonra da çevresinde saygınlığı artmaya başladı. İyi bir eğitimci olmasından dolayı devletin üst düzey yöneticilerinin çocuklarına özel dersler vermesi için görevlendirildi. Ders verdiği çocuklar arasında bakan çocukları da vardır. Bunlardan Adliye Nazırı, Damat Celalettin Paşa’nın oğulları Prens Sabahattin ve Prens Lutfullah’a özel dersler verdi. Çevresindekileri kolay kolay beğenmeyip sürekli kendisini ön planda tutan kişiliği ile tanınmaktadır. Kişiliğinin önemli, daha doğrusu farklı yönlerinden birisi de övgü şiiri yazdığı kişiler kadar kendisini de ön plana çıkarmasıdır. Ümmet bilincini eserlerinde ön plana çıkardı. Hayret Efendi’nin değişik bir kişilik özelliği bulunmaktadır. Hayatının sonuna kadar İstanbul’da yaşadı. İstanbul’da bulunduğu süre zarfında Adana ve Adana yaylalarına duyduğu özlemi sürekli dile getirmiştir. İstanbul’da en güzel yerleri gezmeye gittiği zamanlarda bile beğendiği yerlerin güzelliğini anlatmak için sürekli Adana yaylalarıyla karşılaştırma yoluna gitmiştir. Eserleri, Eş’âr-ı Hayret, Şehrâyîn ve Sihr-i Beyân, Mir’ât-ı Bedâyi’, Mesnevî-i Hayret Efendi (Şehrâyîn) ve Sûk-ı Ukâz’dır. Çalışmamızın konusunu oluşturan Seyhan Manzumesi incelenerek manzumeden hareketle Hayret Efendi’nin Adana’ya ve geride bıraktığı akraba ve çevresine karşı duyduğu özlem değerlendirilecektir.



Keywords
Adanalı Hayret Efendi, Seyhan Manzumesi, Divan şiiri

Abstract

Hayret Efendi, who is known with his unique personality by the ones around him is mostly known as ‘Adanalı Hoca Hayret’. He came into the world in 1848 in Adana. Took the first lessons of his academic life in Adana, from the city’s important teachers. From the beginnings of his education, he especially learned Arabic and Persian well. In order to push his education forward, he came to Istanbul and continued his studies in madrasah. Passing all of the exams that are necessary for teaching with success, he got to earn the diploma from Dârü’l-Muallimîn. Hayret Efendi who became a teacher in this way started his life as a teacher in Adana. In 1871, he got assigned to Adana Rüşdî Mektebi as an educator. His reputation towards his environment starts to increase after his educational background in Istanbul too. Because he was a good educator, he gets employed to teach the children of governmental executives. There are also the children of ministers among the children he was teaching. From these, the Courthouse Minister tutored Damat Celalettin Pasha’s sons Prince Sabahattin and Prince Lutfullah. He is known for his habit of not appreciating the ones around him easily and prioritizing himself. One of his personality’s important or more precisely different aspects is that he prioritizes himself as much as he prioritizes the people he was composing tribute poems too. He highlighted the concept of pan-Islamism in his works. There is a novel personality trait of Hayret Efendi. He lived in Istanbul until the end of his life. He uttered the longing of his to Adana and Adana’s tablelands in the time of him being in Istanbul. Even when he went to tour the best places in Istanbul, to tell about the beauties of the places he liked the most, he continuously went to use the way of comparing the beauties of those places with Adana’s tablelands. His works are, Eş’âr-ı Hayret, Şehrâyîn ve Sihr-i Beyân, Mir’ât-ı Bedâyi’, Mesnevî-i Hayret Efendi (Şehrâyîn) and Sûk-ı Ukâz. In our study, Seyhan Manzumesi which constitutes the subject of our study will be analyzed and Hayret Efendi’s longing to Adana and his family and folks who he left behind will be explained according to the poem itself.



Keywords
Adanali Hayret Efendi, Seyhan Manzumesi, Ottoman Poetry

© 2019 Amentojourn. All Rights Reserved