INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL HUMANITIES SCIENCES RESEARCH (JSHSR)

CAHİLİYE–İSLAM İLİŞKİSİ ÜZERİNE SOSYOLOJİK BİR ANALİZ: İBADETLER ÖRNEĞİ
(A SOCIOLOGICAL ANALYSIS ON THE RELATIONSHIP BETWEEN JAHILIYYA AND ISLAM: EXAMPLE OF WORSHIPS )

Author : Arif KORKMAZ    
Type :
Printing Year : 2020
Number : 55
Page : 1681-1694
    


Summary

“Toplumsal değişim” olgusu ortaya çıkışından günümüze gelinceye kadar sosyolojinin (ve din sosyolojisinin) en önemli ilgi alanlarından birisi olagelmiştir. Öyle ki, modern sosyoloji Avrupa’daki tarım toplumlarının sanayi toplumlarına dönüşmesinin yani köklü bir toplumsal değişim sürecinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. “Toplumsal değişim” “toplumsal kurum ve kuralların zaman içinde hem nitelik hem de nicelik açısından geçirdiği değişim” ya da “bir toplumun ya da toplumsal grubun temel yapısındaki değişim” şeklinde tarif edilebilir. Toplumsal değişime neden olan pek çok faktör vardır: Doğa, iklim, savaş, siyaset, nüfus, bilim, teknoloji… Bu çerçevede toplumsal değişme ajanlarının en önemlilerinden biri de kuşkusuz ‘din’dir. Dinler ortaya çıktıkları veya benimsendikleri toplumun inanç, ibadet, hukuk, ahlak, siyaset… düzeninde önemli değişimlere neden olurlar. Ne var ki, “toplumsal değişim” kısa sürede gerçekleşen bir fenomen olmayıp uzun bir dönemi gerektiren bir süreç olduğundan toplumların değişimi de ani ve hızlı değil yavaş yavaş gerçekleşir. Öte yandan, toplumsal değişim sürecinde genellikle önceki dönemin tüm inanç, tutum ve davranışları kökten bir şekilde tamamen terk edilmeyip bazıları revize edilerek küçük ya da büyük bazı değişikliklerle yeni dönemde de yürürlükte kalmaya devam edebilir. Bu bağlamda İslam dini de ortaya çıktığı 7. yüzyılda Arap Yarımadası’nda yaşayan Arapların inanç, ibadet, hukuk, ahlak ve yaşam biçimi alanlarında önemli değişimlerin yaşanmasına neden olmuş ancak (toplumsal değişim sürecinin yukarıda değinilen doğası gereği) Cahiliye adı verilen İslam öncesi dönemin tüm inanç ve pratiklerini kökten reddedip değiştirmeyerek onların İslam dini ile uyumlu olan önemli bir kısmını tamamen ya da kısmen yürürlükte tutmaya devam etmiştir. Böylece Cahiliye inanç ve uygulamalarının bir kısmı İslamileştirilmiş ve yeni dinin inanç ve uygulamaları haline gelmiştir. Eski ile yeni arasındaki bu devamlılık ilişkisi “toplumsal değişme” sürecinin doğasında var olan bir özellik ve bu yönüyle de bir zorunluluktur. Zira toplumları tüm özellikleri açısından hızlı bir şekilde % 100’lük bir değişime tabi tutmak imkânsızdır. Bu çerçevede bu makalede toplumsal değişim süreçlerinde gözlemlenen ve “devamlılık/süreklilik” olarak isimlendirilebilecek olan bu olguyu örneklendirmek amacıyla İslam’ın 7. yüzyıl Arap toplumunda meydana getirdiği değişimden çok İslam öncesi Cahiliye dönemi ile İslam arasındaki bazı paralellikler analiz edilmiştir. Cahiliye ile İslam arasındaki bu paralellikler (1) inanç, (2) ibadet, (3) hukuk ve (4) ahlak alanındaki benzerlikler şeklinde dörtlü bir şema eşliğinde analiz edilebilir. Ancak makale formatının kapsamı bu konuların tümünü bir makalenin sınırları içinde ele almayı imkânsız hale getirmektedir. Bu nedenle bu makalede Cahiliye ile İslam arasındaki süreklilik konusu “ibadetler” alanıyla sınırlandırılmış ve konu klasik ve çağdaş kaynaklardan yararlanılarak “belge tarama” yöntemiyle analiz edilmeye çalışılmıştır.



Keywords
Din Sosyolojisi, Cahiliye, İslam, Toplumsal Değişim ve Devamlılık, İbadetler

Abstract

The phenomenon of “social change” has been one of the most important areas of sociology (and sociology of religion) since its inception. Modern sociology emerged as a result of the transformation of agricultural societies into industrial societies in Europe, that is, a radical social change process. “Social change” can be described as “the change that social institutions and rules have over time in terms of both quality and quantity” or “change in the basic structure of a society or a social group”. Many factors cause social change: nature, climate, war, politics, population, science, technology… In this context, one of the most important agents of social change is undoubtedly religion. Religions cause significant changes in the belief, worship, law, morality, and political order of the society in which they emerged or adopted. However, “social change” is not a phenomenon that takes place in a short time. Since social change is a process that requires a long period, the change in societies happens slowly, not suddenly and quickly. On the other hand, generally, all beliefs, attitudes and behaviors of the previous period are not completely abandoned in the process of social change; some of them may be revised and remain in effect in the new period, with some minor or major changes.

In this context, the religion of Islam caused significant changes in the fields of belief, worship, law, morality and lifestyle of Arabs living in the Arabian Peninsula in the 7th century. However, Islam (by the nature of the social change process mentioned above) did not radically reject all the beliefs and practices of the pre-Islamic period called Jahiliyya (Ignorance), and continued to keep a significant part of them compatible with the religion of Islam, in whole or in part. Thus, some of the beliefs and practices of Jahiliyya have been Islamized and have become the beliefs and practices of the new religion. This continuity relationship between the old and the new is an inherent feature of the “social change” process and is imperative in this respect. Because it is impossible to change societies 100% quickly in terms of all their features. In this context, in this article, in order to exemplify this phenomenon, which can be called "continuity / continuity" and observed in social change processes, some parallels between pre-Islamic Jahiliyya period and Islam were analyzed. These parallels between Jahiliyya and Islam can be analyzed in the context of similarities in (1) belief, (2) worship, (3) law and (4) morality. However, the scope of the article format makes it impossible to address all of these issues within the boundaries of an article. Therefore, in this article, the issue of continuity between Jahiliyya and Islam is limited to the field of “worships” and this subject was tried to be analyzed with “document scanning” method by using classical and contemporary sources.



Keywords
The Sociology of Religion, Jahiliyya, Islam, Social Change and Continuity, Worships