INTERNATIONAL JOURNAL OF SOCIAL HUMANITIES SCIENCES RESEARCH (JSHSR)

AZERBAYCAN’DA KIZIL KIRGIN KURBANI SEYİD HÜSEYİN VE EDEBİ FAALİYETLERİ
(SEYID HUSAYN, ONE OF THE VICTIMS OF THE RED MASSACRE IN AZERBAIJAN AND HIS LITERARY ACTIVITIES. )

Author : Ayvaz MORKOÇ    
Type :
Printing Year : 2021
Number : 69
Page : 1152-1173
    


Summary

Sovyetler Birliği’nde ağırlıklı olarak 1937-1939 yılları arasında sürdürülen imha siyaseti sebebiyle Türk dünyasına mensup edip, gazeteci, fikir adamı ve diğer meslek gruplarından on binlerce şahıs “pan-Türkist”, “pan-İslamist”, “karşı devrimci”, “rejim muhalifi”, “milliyetçi”, “halk düşmanı” gibi suçlamalarla kurşuna dizilmiştir. Bu uygulama o derece ileri götürülmüştür ki öldürülen ediplerin adını anmak dahi büyük suç kabul edilmiştir. Kızıl kırgın kurbanlarının eş ve çocukları “rejim düşmanın akrabası” oldukları gerekçesiyle benzer cezalara çarptırılmıştır. Sovyet ideolojisini benimsemeyen tüm şahısların yok edildiği bu soykırıma “kızıl terör”, “kızıl kırgın” gibi isimler verilir. 1930’lu yıllarda en katı şekilde uygulanan zulüm ve sindirme politikalarının sonucu olarak ortaya çıkan tutuklama, sürgün ve katliamlar Azerbaycan’da milli direnişi tamamen ortadan kaldırmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında kaleme aldığı eserleriyle ün kazanan tenkitçi, hikayeci, pedagog ve gazeteci Seyid Hüseyin Sadıq, (Hüseyin Mir Kazımoğlu Sadıq) Sovyet dönemi repressiya yıllarındaki kızıl kırgın kurbanlarındandır. Yirminci yüzyılın başlarında edebi tenkidin dikkat çeken temsilcilerinden biri yine Seyid Hüseyin'dir. O, halkın eğitimine, yeni okulların açılmasına, ders kitaplarının hazırlanmasına ve öğretmen kadrolarının yetiştirilmesine hususi dikkat çekmiş, bu konuda büyük gayret göstermiştir. Seyid Hüseyin, titiz bir tenkitçi olarak eserleri değerlendirirken önyargıya ve düşmanca tutumla yapılan eleştiriye karşı çıkar. Çağdaş Azerbaycan hikayeciliğinin gelişim çizgisi incelenirken Seyid Hüseyin’in kendine özgü bir yeri olduğu görülür. Müellifin 1920’li yılların sonundan başlayıp 1930’lu yılların ortasına kadar matbaa yüzü gören hikayeleri Azerbaycan edebiyat dünyasında ses getirir. Günümüzde kıymetini hala koruyan eserleri Seyid Hüseyin'in ülkede “hikaye ustası” sıfatıyla anılmasına vesile olur. Hanımı Azerbaycan istiklal şairesi Ümmügülsüm Sadıqzade de dahil olmak üzere Seyid Hüseyin’in ailesinden toplam 13 şahıs kızıl kırgın kurbanı olmuş ve kurşuna dizilerek hayatını kaybetmiştir.



Keywords
Kızıl kırgın, repressiya, Seyid Hüseyin, Azerbaycan edebiyatı, edebi tenkit

Abstract

In the Soviet Union, mainly due to the ongoing destruction of the politics between the years 1937-1939, belonging to the Turkic world and journalist, idea man, and tens of thousands of other professions party “panturkist”, “pan-Islamist”, “counter-revolutionary”, “the opponents of the regime”, “nationalist”, “public enemies” were executed on charges such as. This practice has been taken so far that even commemorating the names of the murdered wises has been considered a great crime. The wife and children of the victims of the Red Cross have been sentenced to similar sentences on the grounds that they are “relatives of the enemy of the regime.” This genocide, in which all persons who did not adopt Soviet ideology were destroyed, is called “red terror”, “red resentment” and “representation”. The ban, arrests, deportations, and massacres that emerged as a result of the most strict policies of persecution and intimidation in the 1930s completely eliminated the National Resistance in Azerbaijan. 20. Tenkitçi, storyteller, pedagogue, and journalist Seyid Hüseyin Sadıq, who became famous for his works written in the first half of the century, (Hüseyin Mir Kazımoğlu Sadıq) is one of the red offended victims of the Soviet era, also called representsiya. One of the notable representatives of literary criticism in the early twentieth century was again Sayyed Hussein. He valued the education of the people, the opening of new schools, the preparation of textbooks, and the training of teacher cadres, and made great efforts in this regard. As a meticulous critic, Seyid Hussein opposes prejudice and criticism with a hostile attitude when evaluating works. As the development line of Contemporary Azerbaijani storytelling is examined, it is seen that Seyid Hussein has a unique place. The author's stories, starting from the end of the 1920s and seeing the face of the printing press until the mid-1930s, bring a voice to the Azerbaijani literary world. His works, which still retain their value today, are instrumental in the commemoration of Seyid Hussein as the “story master” in the country. A total of 13 people from Seyid Hussein's family, including his wife, Azerbaijani independence poet Ummugulsum Sadiqzadeh, were victims of red resentment and died by being shot



Keywords
Red massacre, repressia, Seyid Hussein, Azerbaijani literature, literary criticism